<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606</id><updated>2011-07-28T07:39:21.367-07:00</updated><category term='Yüz'/><category term='Kişisel temizlik'/><category term='Dumansız Hava Dişleri Koruyor'/><category term='genital bölge üreme organlarin temizligi'/><category term='Saç temizligi ve bakimi'/><category term='danıştay kararı'/><category term='hassas dişler'/><category term='tuvalet aliskanligi ve temizligi'/><category term='tuvalet temizliği'/><category term='Diş enfeksiyonu'/><category term='Yavaş Gelişen Bir Menopoz'/><category term='dişleri koruyor'/><category term='Yeni Doğmuş Bebeklerde Salgın İshal'/><category term='yüz temizliği'/><category term='cinsel fanteziler'/><category term='diş bakımı'/><category term='ayak kokusu'/><category term='koltuk altı temizliği'/><category term='üstün zekalı çocuklarda beyin faaliyetleri'/><category term='banyo temizliği'/><category term='giyecek temizliği'/><category term='menopoz'/><category term='El ve tırnak temizliği'/><category term='Ağız ve diş sağlığının önemi'/><category term='apendist'/><category term='appenix'/><category term='dis çürügü ve dis eti hastaliklarinin'/><category term='tüp bebek için'/><category term='ayak hastalıkları'/><category term='Saç bakımı'/><category term='Diş çürümesi'/><category term='Madde bağımlılığı'/><category term='Astım nedenleri'/><category term='Tüp bebek için gözler Danıştay’da'/><category term='kusma'/><category term='boyun ve koltuk altı temizliği'/><category term='apandisit belirtileri'/><category term='Saç temizliği'/><category term='Alkol zararları'/><category term='üstün zeka'/><category term='genital bölge temizliği'/><category term='Banyo ve giyecek temizliği'/><category term='Tüp Bebek'/><category term='Göz yorgunluğu'/><category term='apendisit'/><category term='ağız temizliği'/><category term='çözüm olacak mı?'/><category term='Ağız sağlığı'/><category term='Hassas Dişler İçin Evde Bakım'/><category term='üstün zekalı çocuklarda bilişsel faaliyetler'/><category term='Göz rahatsızlığı'/><category term='Diş eti hastalıkları'/><category term='Diş hastalıkları'/><category term='diş sağlığı'/><category term='dumansız hava'/><category term='Diş temizliği'/><category term='diş genel vücut yapisi ve iliskileri:'/><category term='Diş eti'/><category term='Astım rahatsızlığı'/><category term='Göz tembelliği'/><category term='tırnak temizliği'/><category term='ayak temizliği'/><category term='el temizliği'/><category term='iştahsızlık'/><category term='Aile hekimliği çözüm olacak mı?'/><category term='Alkol ve madde bağımlılığı'/><category term='kadınların fantezileri'/><category term='sigaranın zararları'/><category term='Aile hekimliği'/><category term='sigara'/><category term='bebeklerde ishal'/><category term='Astım hastalığı'/><category term='Diş çürüğü'/><category term='Diş hastalığı'/><category term='yavaş gelişen menopoz'/><category term='karın ağrısı'/><category term='salgın ishal'/><category term='Yeni Doğmuş Bebeklerde'/><category term='dis çürügü ve dis eti hastaliklarinin genel vücut yapisi ve iliskileri'/><category term='üreme organlarini temizligi'/><category term='tuvalet aliskanligi'/><category term='boyun temizliği'/><category term='Astım nedir'/><category term='Sigara çocuğunuzun kalbini incitir'/><category term='apandist'/><category term='Kadınların cinsel fantezileri sınır tanımıyor'/><category term='apandisit'/><title type='text'>sağlıklı yaşam,cinsel sağlık,kişisel temizlik</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>24</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-5203590531846092962</id><published>2010-06-19T02:02:00.000-07:00</published><updated>2010-06-19T02:03:58.366-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebeklerde ishal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salgın ishal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Doğmuş Bebeklerde Salgın İshal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Doğmuş Bebeklerde'/><title type='text'>Yeni Doğmuş Bebeklerde Salgın İshal</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;img src="http://images.saglikbilgisi.gen.tr/img/bebek001.jpg" alt="Yeni  doğmuş bebeklerde salgın ishal" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="padding: 0px; margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Yeni doğmuş bebeklerde  salgınishal nedir ?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bu hastalığa hastanelerde bebekleriçin ayrılmış bölümlerde rastlanır. İshal adı da gösterdiği gibi, hastalığın en önemli tarafıdır. Koli basili denilen bir mikroptan ileri gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağırsak sisteminde koli basili genellikle bulunur mu ?&lt;br /&gt;Evet. Bunların birçok türleri bağırsaksisteminde normal olarak bulunur; ancak mikropların bağırsaklarda mutaden bulunmayan türleri bu hastalığa neden olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishal, başka mikroplardan da ileri gelebilir mi ?&lt;br /&gt;Evet, çok kez bir virüs veya bir stafilokok bu hastalığın meydana gelmesine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ciddî bir hastalık sayılır mı ?&lt;br /&gt;Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüme sebebiyet verebilir mi ?&lt;br /&gt;Evet. Ancak geçmiş yıllara oranla günümüzde çok daha ileri tedavi metotları vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde yapılan doğumlarda bu hastalığa rastlanır mı ?&lt;br /&gt;Hayır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hastalık başka ishal türlerinden farklı mıdır ?&lt;br /&gt;Evet, özellikle yalnız yeni doğmuş olan bebeklerde’ görülmesinden dolayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür ishal bulaşıcı mıdır ?&lt;br /&gt;Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastanenin bebek bölümünde bu mikrobun kaynağı nedir ?&lt;br /&gt;Genellikle bir başka bebektir. Bu bölümde çalışan veya girip çıkan bir kişinin mikrop taşıyıcı (portör) olmasından da ileri gelebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salgın ishal daha gelişmiş olan çocuklarda da görülür mü ?&lt;br /&gt;Evet. Bazen bir yaşını doldurmuş çocuklarda bile rastlanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalık nasıl teşhis edilir ?&lt;br /&gt;Laboratuarda dışkılardan bir kültür yaptırmak yoluyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni doğmuş bebeklerde salgın ishalin tedavisi nasıl yapılır ?&lt;br /&gt;Antibiyotik ilâçlarla hastalık kontrol altına alınabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hastalık kaç günde tedavi olabilir ?&lt;br /&gt;Yaklaşık olarak bir hafta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastanenin bebek bölümünde bu hastalık görüldüğünde bu bölümü tecrit etmek gerekli midir ?&lt;br /&gt;Evet. Ayrıca bu bölümde bulunan bütün bebeklere koruyucu antibiyotik ilâçlar verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salgın ishalin yayılması nasıl önlenebilir ?&lt;br /&gt;Temizliğe çok önem verilip böylece enfeksiyonları önlemekle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hastalığı önlemek için bir aşı var mıdır ?&lt;br /&gt;Hayır yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hastalığa tutulan bir çocuğun iyileştikten sonra özel bir bakımaihtiyacı var mıdır ?&lt;br /&gt;Genellikle yoktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-5203590531846092962?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/5203590531846092962/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/yeni-dogmus-bebeklerde-salgn-ishal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5203590531846092962'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5203590531846092962'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/yeni-dogmus-bebeklerde-salgn-ishal.html' title='Yeni Doğmuş Bebeklerde Salgın İshal'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-5812987983442385267</id><published>2010-06-19T02:01:00.000-07:00</published><updated>2010-06-19T02:02:39.323-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hassas Dişler İçin Evde Bakım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hassas dişler'/><title type='text'>Hassas Dişler İçin Evde Bakım</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;img src="http://images.saglikbilgisi.gen.tr/img/10847v.jpg" alt="Hassas  dişler için evde bakım" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Tatil  sezonun açıl&lt;/span&gt; açılmasıyla birlikte ilk fırsatta sahil ve deniz kenarlarına giderken kışın özlemini çektiğimiz dondurma ve bol buzlu soğuk içecekler tüketmeye de başladık. Ancak bu durum bazılarına keyifverirken birçok kişi için ise acılı bir deneyim olmaktadır. Eğer sizdedişlerinizi fırçalarken, sıcak yada soğuk gıdalar tüketirken dişlerinizdeani bir acı hissediyorsanız hassasdiş denilen yaygın rahatsızlığa sahipsiniz denilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hassas dişlerin birden çok sebebi olduğunun altını çizen Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı bunların arasında en yaygın sebebinin ise dişlerde oluşan çürükler olduğunu belirtiyor. Bunun yanı sıra dişlerde oluşan ancak gözle görülemeyen çatlaklar, dişeti rahatsızlıkları, diş gıcırdatma, dişte meydana gelen kırıklar ya da son günlerde duymaya alıştığımız asit erozyonu gibi birbirinden farklı sebeplerin olduğunu söylüyor ve bize hassas dişlere karşı evde uygulayabileceğimiz tavsiyeler de bulunuyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız Hijyeni Çok Önemli; Bireylerin ağız bakımlarına gereken ilgiyi göstermediklerini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı dişlerini düzenli olarak fırçaladıklarını belirten bireylerin bile dişlerinin yarısını fırçaladıklarını belirtiyor. İyi fırçalanmayan dişlerde plak birikimi oluştuğunu bununda dişçürüğü, diş eti hastalıkları gibi pek çok hastalığa neden olduğunun altını çiziyor. Her bir dişin fırçalandığından emin olunarak dişlerin 2-3 dakika boyunca fırçalanması gerektiğini belirten Kazandı fırçanın ulaşılamadığı yerlerde ise diş ipi kullanımın öneminin üzerinde duruyor.Bunun yanında düzenli olarak diş hekiminizi ziyaret edip dişlerinizi kontrol ettiriptemizletmeniz sizi dişeti hastalıklarından koruyacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her Diş Fırçası Size Uygun Değildir; Kendinize uygun bir diş fırçası tercih edin. Sert diş fırçalarıyla dişlerinizde istediğiniz temizliğigerçekleştirdiğinizi düşünebilirsiniz. Ancak sert diş fırçaları diş yüzeyinde ciddi aşınmalara neden olurlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel Diş MacunlarınıTercih Edin; Hassas dişler için üretilmiş çeşitli dişmacunları vardır. Bunların düzenli olarak kullanılması büyük rahatlamasağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tükettiğiniz Gıdalar Önemlidir; Asit içeren yiyecek ve içeceklerin çok sık tüketilmesi zamanla dişler de erozyon meydana gelmesine neden olur. Bu durum sonucu ise dişlerde hassasiyet oluşur. Bunu önlemek için ise yapılması gereken asitli içecekler tüketirken pipet kullanılmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerinizi Gıcırdatıyorsanız Tedavi Olun; Günümüzde bireyler arasında en sık karşılaşılan rahatsızlık olan diş gıcırdatma ya da sıkma sorunuda dişlerdehassasiyet oluşmasına neden olabilir. Bu gibi şikayetleri olan bir çok hastası olduğunu belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı onlara gecekullanmaları için bir gece plağı verdiklerini böylece dişlerini sıkmayan hastaların dişlerindeki hassasiyetin zamanla azaldığını belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişlerinizde ki hassasiyetin neden meydana geldiğinin en doğru kararını dişhekiminiz tarafından verileceğini de belirten Kazandı bu sayede gerekli olantedaviyi de uygulayacaktır diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-5812987983442385267?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/5812987983442385267/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/hassas-disler-icin-evde-bakm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5812987983442385267'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5812987983442385267'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/hassas-disler-icin-evde-bakm.html' title='Hassas Dişler İçin Evde Bakım'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-8800737659746146547</id><published>2010-06-19T02:00:00.002-07:00</published><updated>2010-06-19T02:01:47.885-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dumansız Hava Dişleri Koruyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dişleri koruyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dumansız hava'/><title type='text'>Dumansız Hava Dişleri Koruyor</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img src="http://images.saglikbilgisi.gen.tr/img/dumansizhava9699295.jpg" alt="Dumansız hava dişleri koruyor" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Bir taraftan sigara yasağının  sınırları, kişileri ne kadar zorlayacağı konuşulurken diğer taraftan  uzmanlar her geçen gün sigarasız bir yaşamın sağlığa olan katkılarını  sıralamaktadırlar .&lt;span id="more-1674"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Başta kalp ve damar  hastalıkları,akciğer kanseri gibi ciddi hastalıklara neden olan  sigaranın, içerisinde bulundurduğu nikotin ile diş sağlığını da olumsuz  yönde etkilediğini belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı sigara içen  kişilerin diş ve diş etlerinde çeşitli hastalıklarının gözlenebildiğini  kaydediyor.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;“Sigara kullanmak ağız kanseri,  dişeti çekilmesi, doku bozuklukları, kötü ağız kokusu, dişeti  hastalığına yatkınlık, damakta kırmızı renkli iltihabı oluşumu, dişlerin  üzerinde katran artıkları veya koyu kahverengi leke gibi birçok  rahatsızlığa neden olmaktadır. Bunun yanında ağız kanseri riskini de  arttırdığını belirten Diş Hekimi Mehmet Zahid Kazandı “ağız kanserinin  özellikle son yıllarda çok yaygın bir şekilde görüldüğünü ve bu  hastalığa yakalanmış kişilerin büyük bir çoğunun uzun yıllar sigara  kullandığını belirtiyor ve sigara kullanımını bırakma ile bu hastalığa  yakalanma riskini azaltabilirsiniz” diyor.&lt;br /&gt;Estetiği de kaybettiriyor;&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Sigara kullanmak diş kaybına ve  gülüşünüzün etkisini kaybetmesine neden olur.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;“ Sigara içerisindeki nikotin diş  yüzeylerine çökerek bir tabaka oluşturur. Bu tabaka diş estetiğini  bozduğu gibi ağızda bakteri oluşumunu hızlandırıp dişlerin çürüğe karşı  direncini azaltır. Bunun yanı sıra ağzında diş çürüğü olan birinin  sigara içmesi çürüğünün daha hızlı bir şekilde yayılmasına neden olur.”&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;&lt;strong style="padding: 0px; margin: 0px;"&gt;İçmek kadar solumak da zararlı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sigara içmek kadar dumanı soluyan kişilerin de  dişlerinde büyük bir zarar oluşur. Yapılan birçok çalışma sigara içilen  ortamlarda bulunan kişilerin sigara içmeseler bile, içen kişiler kadar  sigaradan etkilendikleri ortaya koymuştur.Her yıl binlerce pasif içici  sadece sigara dumanını soluduğu için çeşitli hastalıklara  yakalanmaktadır ve hatta hayatlarını kaybetmektedirler.”&lt;br /&gt;Dumansız hava sayesinde kişiler  sigarayı bırakırlar mı bilinmez ama sigara içmeyenlerin dişlerinin rahat  edeceği kesin.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-8800737659746146547?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/8800737659746146547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/dumansz-hava-disleri-koruyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8800737659746146547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8800737659746146547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/dumansz-hava-disleri-koruyor.html' title='Dumansız Hava Dişleri Koruyor'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-8392643349206160254</id><published>2010-06-19T02:00:00.001-07:00</published><updated>2010-06-19T02:00:53.242-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tüp bebek için gözler Danıştay’da'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='danıştay kararı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tüp Bebek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tüp bebek için'/><title type='text'>Tüp bebek için gözler Danıştay’da</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img src="http://www.saglikaktuel.com/images/news/tup-bebek-icin-gozler-danistayda-2211.jpg" alt="" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Prof. Dr. İsmail Mete  İtil, Sağlık Bakanlığı’nın embriyo sayısını ‘bir’ ile sınırlayan yeni  yönetmeliğin iptali için Danıştay’a dava açtıklarını duyurdu.&lt;span id="more-1659"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türkiye’de bir milyon çiftin kısırlık sorunu yaşadığını anlatan İtil,  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yumurta ve sperm donörünü yasaklayan  Avusturya hükümetinin düzenlemesini aile, hayatına aykırı bulduğunu  açıkladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Antalya’da düzenlenen TJOD 8. Ulusal Kongresi’nde görüştüğümüz Prof.  Dr. İtil, Danıştay 10. Dairesi’ne yürütmenin durdurulması ve iptali için  dava açtıklarını söyledi. Danıştay’da konuyla ilgili 5 dava olduğunu  belirten İtil, Türkiye’de yüz binlerce çiftin çocuk hasretiyle yanıp  tutuştuğunu, birçok etken yüzünden tedaviye ulaşamadıklarını Sağlık  Bakanlığı’nın 6 Mart 2010′da uygulamaya başladığı yeni yönetmeliğin de  bu durumu perçinlediğini söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;TJOD 2. Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş da, kişilerin bireysel  özgürlüklerine müdahale olarak gördükleri bu yönetmeliğin iptal  edilmesini istediklerini söyledi. Türkiye’de çiftlerin ekonomik  durumlarıyla kıyaslandığında tüp bebek tedavisinin pahalı olduğuna  işaret eden Tıraş, şöyle konuştu: ‘Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüp bebek  uygulamalarını 2 kez ile sınırladığı düşünüldüğünde, çiftler ilk 2  uygulamada gebelik elde edemezse bundan sonraki denemelerde ilaç dahil  tüm harcamaları kendi ceplerinden karşılamak zorunda kalacaklar. Oysa  tüp bebek uygulamalarında tek embriyo transferi uygulayan Kuzey Avrupa  ülkelerinde, devlet çiftlere sınırsız tüp bebek uygulama hakkı veriyor.  Amerikan Üreme Tıbbı Derneği ise ‘35 yaşından küçük kadınlara 1 ya da 2,  35-37 arasındakilere 2 ya da 3, 38-40 arasındakilere 3 ya da 4, 40  yaşından büyüklere ise 5 embriyo verilmesini’ öneriyor.’&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;AİHM, ‘Evli çiftlere yasak olmaz’ dedi&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Avusturya’da kısırlık tedavisi görmek isteyen bir ailenin başvurusunu  değerlendiren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Türkiye’de de emsal  olabilecek bir karar verdi. 1 Nisan 2010′da kararını açıklayan AİHM,  evli çiftlerin çocuk sahibi olmasıyla ilgili engellemeleri aile hakkına  aykırı buldu. Avusturya hükümeti aleyhine dava açan çift, yardımcı üreme  yöntemleriyle ilgili görmek istedikleri tedavide karşılarına çıkan  Yapay Üreme Yasası’nın iptalini istedi. Mahkeme, çiftin yardımcı üreme  yöntemleriyle tedavilerinde sperm ve yumurta donörü kullanılmasını  yasaklayan düzenlemenin evli çiftlerin çocuk sahibi olmasını aile  haklarına aykırı bulduğunu açıklayarak Avusturya devletinin Avrupa İnsan  Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılık yasağı ile özel hayatın ve aile,  hayatının korunmasının ihlal ettiğine karar verdi. Avrupa Konseyi’ne üye  olan ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 47 Avrupa devleti, Avrupa  İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı yetkisini tanıyor. Uzmanlara göre bu  durum Türkiye’yi de donör tedavisine evet demek zorunda bırakabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Çocuk özlemi çekenlerden Akdağ’a mektup&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çocuk İstiyorum Derneği Başkanı Sibel Tuzcu, Sağlık Bakanlığı’nın çoğul  gebelik oranlarını azaltmak için embriyo kısıtlamasına gitmesinin, bebek  hasretiyle yanıp tutuşan anne, baba adaylarını mağdur ettiğini söyledi.  Tuzcu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a yeni yönetmelikte embriyo ve yumurta  ile sperm donörüyle ilgili getirilen yasakların aileleri ne ölçüde  etkilediğine yönelik bir mektup yazdıklarını anlattı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Embriyo sayılarının çok katı olduğunu, esnetilmesi gerektiğini  söyleyen Tuzcu, ‘Çiftler tüp bebek tedavisine başlamadan aylar önce para  biriktirmeye başlıyor, bankadan kredi çekiyor. Oldukça pahalı bir  uygulama. Embriyo sayısının az olması deneme sayının artmasına, bu da  ailelerin tekrar tekrar tüp bebek için tedavi yoluna gitmelerine sebep  oluyor. Maalesef hem ekonomik, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan  mağduriyetten başka bir sonucu yok’ diye konuştu. İnsanların bebeklerine  ulaşma haklarının ellerinden alınmaması gerektiğini de anlatan Tuzcu,  ‘Düşünün hiç yumurtası ya da spermi olmayan ailelere doktorun donör  alternatifinden bahsetmesi bile yasak. Oysa bırakın yasaklamayı Sağlık  Bakanlığı’nın bizzat bu bilgilendirmeyi yapması gerekir. Mektubumuzda  bunları da dile getirdik ve randevu talep ettik’ dedi.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-8392643349206160254?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/8392643349206160254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/tup-bebek-icin-gozler-danstayda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8392643349206160254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8392643349206160254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/tup-bebek-icin-gozler-danstayda.html' title='Tüp bebek için gözler Danıştay’da'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-931623070612690788</id><published>2010-06-19T01:59:00.000-07:00</published><updated>2010-06-19T02:00:06.820-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çözüm olacak mı?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aile hekimliği çözüm olacak mı?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aile hekimliği'/><title type='text'>Aile hekimliği çözüm olacak mı?</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img src="http://www.saglikaktuel.com/images/news/aile-hekimligi-cozum-olacak-mi--2703.jpg" alt="" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aile Hekimliği birinci basamak sağlık hizmetlerine &lt;span style="font-size: 9pt; font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0); border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0);"&gt;odaklanan&lt;/span&gt;  uzmanlık alanı olarak adlandırılıyor. Bireye yönelik koruyucu  sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı ve  tedavi hizmetlerinin bireylerin kendi seçeceği doktorlartarafından (&lt;span style="font-size: 9pt; font-weight: bold; line-height: 1.7; cursor: pointer; color: rgb(255, 0, 0); border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0);"&gt;aile&lt;/span&gt;  hekimleri veya aile doktorları gibi) yürütülmesiamaçlanıyor. Aile Hekimliği Uygulama  Yönetmeliği geçtiğimiz günlerde resmi gazetede yayınlandı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aile hekimlerinin görevleri&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yönetmelikte aile hekimlerinin bazı görevleri;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Kendisine kayıtlı kişileri bir bütün  olarak ele alıp, kişiye  yönelik koruyucu, tedavi   ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini bir  ekip anlayışı içinde sunar.Kendisine kayıtlı kişilerin ilk  değerlendirmesini yapmak için altı ay içinde ev ziyaretinde bulunur veya  kişiler ile iletişime &lt;span style="font-size: 9pt; font-weight: bold; line-height: 1.7; cursor: pointer; color: rgb(255, 0, 0); border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;/span&gt;geçer,nKişiye yönelik  koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak tanı, tedavi,  rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini verir,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Sağlıkla ilgili olarak kayıtlı kişilere rehberlik yapar, sağlığı  geliştirici ve koruyucu hizmetler   ile ana çocuk sağlığı  ve aile planlaması hizmetleriniverir,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve  hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik  hastalıklar, gebe, loğusa, yenidoğan, bebek&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;, çocuk&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9pt; font-weight: bold; line-height: 1.7; color: rgb(255, 0, 0); border-bottom: 3px double rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;/span&gt; sağlığı,  adölesan, erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapar,&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-931623070612690788?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/931623070612690788/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/aile-hekimligi-cozum-olacak-m.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/931623070612690788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/931623070612690788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/aile-hekimligi-cozum-olacak-m.html' title='Aile hekimliği çözüm olacak mı?'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-1501899635307386001</id><published>2010-06-19T01:58:00.000-07:00</published><updated>2010-06-19T01:59:08.909-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadınların fantezileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cinsel fanteziler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadınların cinsel fantezileri sınır tanımıyor'/><title type='text'>Kadınların cinsel fantezileri sınır tanımıyor</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;img src="http://www.ekolay.net/saglik/images/fantezi248.jpg" alt="Kadınların  cinsel fantezileri sınır tanımıyor" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Uzmanlar, fantezileri cinsel  yaşamı renklendiren, kişiye özel kılan, değişkenlik kazandıran yaratıcı  motifler olarak tanımlıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Fantezi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;si olmayanın cinselliği kısa sürüyor.  Cinsellik potansiyelinizin artması için düş gücünüze sansür koymayın.&lt;span id="more-1690"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Cinsel fantezilerin var olabilmesi ve zenginliği kaçınılmaz olarak  cinsel&lt;br /&gt;tabularla ters düşüyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• &lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Cinsel&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt; tabular ne kadar azsa haz alabilecek  şeyler de o kadar artıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Değişik çağlarda, değişik toplumlarda hep bir takım yasaklarla  çevrilen kadın&lt;br /&gt;cinselliğinde fantezilerden duyulabilecek haz ile suçluluk duyguları at  başı gidiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Kadınlar sadece cinsel davranışlardan değil, fantezilerinden bile  suçluluk duyuyorlar. Hatta, cinsel fantezileri varsa bunların “cinsel  sapkınlık” olup olmadığını merak ediyorlar, kendilerini suçluyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Uzmanlar, fantezileri cinsel yaşamı renklendiren, kişiye özel  kılan, değişkenlik&lt;br /&gt;kazandıran yaratıcı motifler olarak tanımlıyorlar. Fantezilerin sürekli  bir partneri&lt;br /&gt;olan veya olmayan kadınların cinsel yaşamını monotonluktan,  sıradanlıktan&lt;br /&gt;uzaklaştırıp, zenginleştirdiğine dikkat çekiyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Cinsel fantezinin içeriği ne olursa olsun kimseye zararı yok.  Kurulan fanteziyi gerçekten yaşamak istemek de gerekmiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Cinsel fanteziler kişiye özel ve her zaman cinsel eşle paylaşmak  gerekmiyor. Bazı&lt;br /&gt;kadınlar, cinsel fantezileri bir ihanet gibi yaşarken, bazı kadınlar da  eşlerinin&lt;br /&gt;cinsel fantezilerini bir dışlanma olarak yaşayabiliyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Kadınların ilginç  fantezileri &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İngiliz yazar kitabında gerçek hayattan alınan kadın fantezilerini  yazdı. İşte kadınların şaşırtan fantezileri. Herkes hayal kurar,  herkesin düşgücü vardır. Cinsel fantezilerde buna dahil. Ama en çok  cinsel fanteziler gizlenir, açıklanmaz. Özellikle de kadınlar  fantezilerini çok fazla paylaşma yanlısı değildir. Sadece yakın kız  arkadaşlarıyla paylaşırlar cinsel fantezilerini… Kocalarına ya da  sevgililerine “fantezilerini” anlatmaya korkarlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nancy Friday’in “fantezi” kitabı “Fanteziler, cinsiyetin gelişimi  olarak düşünülmelidir. Bence kadınlardaki cinsel bilgi potansiyeli, bu  gizli tehdit ve güçlü rakip en çok erkekleri rahatsız ediyor”. Ünlü  yazar Nancy Friday büyük ilgi gören “Benim Gizli Bahçem” adlı kitabının  önsözünde böyle diyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-1501899635307386001?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/1501899635307386001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/kadnlarn-cinsel-fantezileri-snr-tanmyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/1501899635307386001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/1501899635307386001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/kadnlarn-cinsel-fantezileri-snr-tanmyor.html' title='Kadınların cinsel fantezileri sınır tanımıyor'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-9170601837662269506</id><published>2010-06-19T01:56:00.000-07:00</published><updated>2010-06-19T01:58:07.768-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkol ve madde bağımlılığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Madde bağımlılığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Alkol zararları'/><title type='text'>Alkol ve madde bağımlılığı</title><content type='html'>Alkol ve madde bagimliligi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALKOL KULLANIMI&lt;br /&gt;Alkolü günümüzde stres atmak, duygudurumumuzu degistirmek veya eglenmek için kullaniriz. Ergenler de ise merak , özenti ve kendini kanitlama alkol kullaniminda basta önemli nedenlerdir. Bu , arada bir seyrek kullanimlar bir süre sonra siklasmaya ve ilerledikçe karsi konulmaz bir alkol tüketimine döner. Bu süreçte kisinin hayati birçok yönden degisir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MADDE KULLANIMI&lt;br /&gt;Madde kullaniminda da alkol kullaniminda geçerli olan nedenler asagi yukari aynidir: gevseme istegi , arkadas çevresi , stres atma , rahatlama , özenti gibi . Genelde bir kez denemeyle baslar .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve madde kullanimi hakkindaki YANLIS DÜSÜNCELER:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir kereden bir sey olmaz ”&lt;br /&gt;“Herkes kullaniyor ”&lt;br /&gt;“Benim iradem güçlüdür bu yüzden bagimli olmam ”&lt;br /&gt;“Istedigim zaman birakabilirim ” tarzi düsünceler bagimliliga dönüsmesine yol açar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süreli alkol ve madde kullanimiyla görülen olumsuz degisimler:&lt;br /&gt;Ailesi ve sosyal çevresiyle iliskileri bozulur ya da çevresi sadece kendisi gibi alkol ve madde kullananlardan olusur.&lt;br /&gt;Is hayati bozulur ; ekonomik sikintilar yasamaya baslar&lt;br /&gt;Duygusal çökkünlük hali yasanmaya baslanir.&lt;br /&gt;Cinsel hayatta sorunlar bas gösterir.&lt;br /&gt;Kültürel , sanatsal , sportif faaliyetlere katilamaz .&lt;br /&gt;Saldirgan davranislar görülür.&lt;br /&gt;Intihar düsünceleri veya tesebbüsleri bulunur.&lt;br /&gt;Yaninda eslik eden baska madde kullanimlari olabilir.&lt;br /&gt;Tabi bunlarin yaninda birçok saglik problemi de kendisini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkol ve Madde Bagimliligi Nasil Olusur?&lt;br /&gt;Ilk olarak böyle merak veya özentiyle baslar. Daha sonra ‘zevk’ için ara sira kullanir ama kisiye göre hala birakabilecegini düsünür. Giderek daha fazla vaktini madde ile geçirir. Artik sadece ‘zevk almak’ için degil üzüldügü zamanlarda da maddeye basvurur. Bir süre sonra madde almadigi zaman ortaya çikan yoksunluk belirtilerini yok etmek için almaya devam eder.Bagimli oldugunda da artik ‘zevk almak’ için degil ‘normal’ hissedebilmek için kullanir. . Bagimlilik bu sekilde olusur .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bagimliliktan nasil kurtulunur?&lt;br /&gt;Bagimli olduktan sonra kurtulmak o kadar kolay gerçeklesmez . Bunun için kisinin tibbi ve psikolojik yardima ihtiyaci vardir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki madde aliskanliginin tedavisinde kullanilan yöntemler:&lt;br /&gt;Ilaç tedavisi&lt;br /&gt;Bilissel-davranisçi terapiler&lt;br /&gt;Grup terapileri&lt;br /&gt;Destekleyici psikoterapi&lt;br /&gt;Aile terapisi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-9170601837662269506?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/9170601837662269506/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/alkol-ve-madde-bagmllg.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/9170601837662269506'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/9170601837662269506'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/alkol-ve-madde-bagmllg.html' title='Alkol ve madde bağımlılığı'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-3373563332827112164</id><published>2010-06-09T17:22:00.001-07:00</published><updated>2010-06-09T17:22:48.142-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yavaş Gelişen Bir Menopoz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='menopoz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yavaş gelişen menopoz'/><title type='text'>Yavaş Gelişen Bir Menopoz</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img src="http://images.saglikbilgisi.gen.tr/img/menopozdc3b6nemi.jpg" alt="Çok yavaş gelişen bir menopoz" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Menopoz regllerin son  bulduğudönemdir. Bu büyük bir hor monsal bozukluğu beraberinde etirir.  Sonuç olarak organizma değişir, daha sonra progesteron ve östrojen  üretimi durur. Bu iki hormon sadece regllerde etkili değildir.  Deri, kemik, beyin kalp: bütün organlar bu iki hormon tarafından  etkilenir.&lt;span id="more-1635"&gt;&lt;/span&gt; Bu ne­denle menopoz “üreme  zincirini” durdurur bu hormonların yokluğuçeşitli sarsıntıları  beraberinde getirir.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Sık rastlanılanlar arasında:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* &lt;/strong&gt;Aşırı hararet&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* &lt;/strong&gt;Yorgunluk, sinir  bozuklukları&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* &lt;/strong&gt;Libido  düşüklüğü&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* &lt;/strong&gt;Vajinal  kuruluk, üriner akıntı sayılabilir.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;&lt;strong&gt;Ve Okinavva’da&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Menopoz, birkaç bozukluğa ve küçük  rahatsızlıklara neden olur, ama onlar hiçbir zaman ilaç  kullanmamışlardır. Okina vva’da oturan kadınlar, hiçbirhormon tedavisi  görmeden tartış maların ışığında yıllarca kendi tıbbiilaçlarıyla  yaşadılar. Onlar ne hastalandılar (Okinavva’nın ultra modern bir şekilde  kendile rini koruduklarını söyleyebiliriz) ne de buna ihtiyaç duydular.  Okinavva’lı kadınlar menopozu bir hastalık olarak düşünmezler,  diğerleri gibi onu da yaşamın bir parçası olarak görürler ve ya  şamlarının geri kalanını çok iyi bir sağlıkla ve güçle sürdürmeyi  kendilerine amaç edinirler.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Gerçekte, östrojen ve ya da  progesteron (hormonsal yeterli lik tedavisinin başlıcalarıdır) taşıyan  ilaçlara başvurmaktansa onların bu hormonları beslenmelerinden  karşılamaları daha iyi dir, bu onların ömrünü uzatır. Özellikle mükemmel  bir fitoöstro-jen kaynağı olan soya, yani kısacası, bu sebzelerle  birlikte me nopozun sebep olduğu semptomların etkileri hafifletilebilir  bu nunla birlikte bütünüyle iskelet güçlenir, kalp ve beyin korunur ve  kanserin etkilerinden kaçınılır. Bu bir gizem ya da saklanan bir sır  değildir: Bu, dikkatli ve düzenli bir sağlık bilgisine sahip bir  mantıksal tutarlılıktır.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;&lt;strong&gt;Menopoza bağlı semptom  ağırlaştırıcılar&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*  &lt;/strong&gt;Uygunsuz bir beslenme&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*  &lt;/strong&gt;Sigara tiryakiliği&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*  &lt;/strong&gt;Sedantarite&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;&lt;strong&gt;Menopozu kolaylaştıran  veriler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;%100 Okinavva  beslenmesi! Soya, su yosunu, iyi yağlar, flovoinidler. Bütün bunlar  menopozu yavaşlatan bir etkiye sa hiptirler.&lt;/p&gt; &lt;p style="padding: 5px; margin: 0px;"&gt;Dans etmek, bahçe işleri yapmak,  yürümek ve dövüş sporlarıya ilgilenmek (= fiziksel etkinlik)&lt;br /&gt;Ayrıntılı bilgi: Hormon tedavisi  izleseniz de izlemeseniz de seçimleriniz ne olursa olsun iyi bir  yaşamsal sağlık bilgisi ile ya rarlı bir biçimde iyi bir sağlığa ve uzun  bir yaşama kavuşabilir siniz. Birine ya da diğerine karşı olmaya gerek  yok.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-3373563332827112164?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/3373563332827112164/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/yavas-gelisen-bir-menopoz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/3373563332827112164'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/3373563332827112164'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/yavas-gelisen-bir-menopoz.html' title='Yavaş Gelişen Bir Menopoz'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-6768226319295139057</id><published>2010-06-09T17:21:00.000-07:00</published><updated>2010-06-09T17:22:14.137-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sigara çocuğunuzun kalbini incitir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sigara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sigaranın zararları'/><title type='text'>Sigara çocuğunuzun kalbini incitir</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;img src="http://www.fazlakilo.com/image/haber/365_091119-bebekhaber_widecjpg" alt="" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dumanaltına maruz kalmakla, 2 ila 5 yaşlarındaki çocuklarda damar  rahatsızlığı arasında bağlantı bulundu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Amerikan Kalp Derneği´ne sunulan &lt;span style="text-decoration: underline; border-bottom: 1px solid rgb(238, 102, 3); padding-bottom: 1px; cursor: pointer; background-color: transparent;"&gt;&lt;strong&gt;bir&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;  araştırmada, dumanaltı olmanın yeni yürümeye başlamış ve obez  çocuklarda diğer çocuklara göre daha büyük damar ve diğer  rahatsızlıklara neden olduğu, bu çocukların yaşamlarının ileri  aşamalarında kalp rahatsızlığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu  belirtildi. &lt;span id="more-1603"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ohio Devlet Üniversitesi´nin yaptığı araştırmaya katılanlardan John  Bauer, dumanaltına maruz kalmakla, 2 ila 5 yaşlarındaki çocuklarda damar  rahatsızlığı arasında bağlantı bulduklarını ifade ederek, bu &lt;span style="text-decoration: underline; border-bottom: 1px solid rgb(238, 102, 3); padding-bottom: 1px; cursor: pointer; background-color: transparent;"&gt;&lt;strong&gt;yaş&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; grubunda olup aynı zamanda  obez olan çocukların damar ve diğer hastalıklara yakalanma riskinin iki  kat daha fazla olduğunu vurguladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Araştırmada, 52´si küçük erkek ve kız çocuk ile yaşları 9 ila 18  arasındaki 107 dumanaltı olan çocuğun durumu karşılaştırıldı. Küçük  çocukların yaşça büyüklere göre 4 kat daha fazla risk altında oldukları  belirlendi. Bu duruma küçük çocukların sigara içen ebevenynlerine  yaşları gereği daha yakın ve bağımlı olmalarının yol açmış olabileceği  kaydedildi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Küçük çocukların sigara dumanına maruz kalmaları nedeniyle sağlıklı  dolaşım sisteminin devamı ve onarımında rol alan ´´endothelial  progenitor´´ hücrelerinin sayısının da yüzde 30 oranında düştüğü ortaya  çıktı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;ABD´deki çocukların yüzde 25´inin dumanaltı olduğu bildirildi.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-6768226319295139057?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/6768226319295139057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/sigara-cocugunuzun-kalbini-incitir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6768226319295139057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6768226319295139057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/sigara-cocugunuzun-kalbini-incitir.html' title='Sigara çocuğunuzun kalbini incitir'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-2333606742772689391</id><published>2010-06-09T17:20:00.000-07:00</published><updated>2010-06-09T17:21:22.613-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apendist'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandist'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='appenix'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iştahsızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karın ağrısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kusma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apendisit'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandisit belirtileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='apandisit'/><title type='text'>Apandisit Belirtileri Nelerdir?</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikal.com/wp-content/uploads/apendisit.jpg"&gt;&lt;img src="http://www.saglikal.com/wp-content/uploads/apendisit-150x150.jpg" alt="" title="apendisit" class="alignleft size-thumbnail wp-image-919" height="150" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Karın ağrısı apandisitin en önemli belirtisidir. Göbek çevresi ve mide  bölgesinde, şiddetli, uzun süreli ve kramplaşmaya müsait bir biçimdedir.  1-12 saat arasında devam ettikten sonra sağ alt bölgeye yerleşen ağrı  devam eder. Bazı hastalarda üst bölgelerde görülmeden sağ alt bölümde de  görülebilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Apendiks isimli dokunun iltihaplanması ile oluşan sorun ve  beraberinde neden olduğu ağrı apandisitin durumuna göre farklılık  gösterebilir. Sırta vuran, kasığa yayılan ağrılar oluşabilir. &lt;/p&gt; &lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-0729360443669535"; /* saglikal 468x60, oluşturulma 10.05.2010 */ google_ad_slot = "7222093152"; google_ad_width = 468; google_ad_height = 60; //--&gt; &lt;/script&gt; &lt;script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt; &lt;/script&gt;&lt;/div&gt; &lt;p&gt;İştah yokluğu neredeyse tüm apandisit vakalarında görülür. Hatta  iştahsızlık olmadığı durumlarda teşhisin doğru yapılıp yapılmadığı bile  değerlendirilmektedir. Hastaların beşte dördünde kusma vardır. En az bir  ya da iki kez kusma gözlenmektedir. Karın ağrısı başlamadan önce  kabızlık şikayeti de görülür. Bazı hastalar ve özellikle çocuklarda ise  ishal görülmektedir. Bu nedenle bağırsak hareketleri apandisit tanısında  güvenilir bir kaynak olmadığından gözardı edilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Belirtilerin görülmesinde ise ilk olarak iştahsızlık, karın ağrısı ve  kusma sırası vardır. Kusma en erken belirti ise tanıda bir hata  olabileceği genellikle doktorlar tarafından vurgulanan bir gerçektir. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-2333606742772689391?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/2333606742772689391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/apandisit-belirtileri-nelerdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/2333606742772689391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/2333606742772689391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/apandisit-belirtileri-nelerdir.html' title='Apandisit Belirtileri Nelerdir?'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-5330641346739130297</id><published>2010-06-09T17:19:00.000-07:00</published><updated>2010-06-09T17:20:20.142-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üstün zeka'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üstün zekalı çocuklarda beyin faaliyetleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üstün zekalı çocuklarda bilişsel faaliyetler'/><title type='text'>Üstün Zekalı Çocukların Bilişsel Özellikleri</title><content type='html'>&lt;p&gt;Üstün zekalı çocuklar doğumlarını izleyen kısasüre içinde  çevrelerinde olan olaylara, duydukları ve dokundukları nesnelere çok  daha fazla ilgi gösterir. Dikkatlerini kolayca toplayarak uzun süre  koruyabilirler. Yaşın ilerlemesi ile dikkat yoğunluğu süresi artar.  Hevesli ve meraklı olmaları, öğrenme istekleri sebebiyle karşılaştıkları  problemler üzerinde akıl yürütebilir ve kavramlar meydana  getirebilirler. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Akıcı düşüncelere sahiptirler. Ezberleme ve bunları uzun süre  koruyabilme yetenekleri vardır. Geniş kelime bilgilerinin yanısıra  okumayı genellikle kendi başlarına öğrenirler. Sayıları severler. Zamanı  küçük yaşlarda kavrarlar. Başladıkları işleri bitirmeyi ve başkalarının  kendilerine bilgi vermesinden hoşlanırlar. &lt;/p&gt; &lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-0729360443669535"; /* saglikal 468x60, oluşturulma 10.05.2010 */ google_ad_slot = "7222093152"; google_ad_width = 468; google_ad_height = 60; //--&gt; &lt;/script&gt; &lt;script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt; &lt;/script&gt;&lt;/div&gt; &lt;p&gt;Kavramlar arasında mantıksal bir ilişkiyi görebilir, dildeki mecazi  anlamları kavrayabilirler. Mantıksal muhakemeler kurar karmaşık  problemlere rahatlıkla çözümler üretebilmektedirler. Yaratıcılık  konusunda yaşıtlarına oranla daha akıcı ve esnek düşünebilmekte, en  küçük ayrıntıları bile değerlendirmekte, aynı konuda pek çok farklı  fikir üretebilmektedirler. Karmaşık düşünce süreçlerine ve analitik  düşünebilme yeteneklerine sahip olduklarından matematiksel ilişkileri  çabuk kavrayabilmekte ve uygulayabilmektedirler. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-5330641346739130297?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/5330641346739130297/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/ustun-zekal-cocuklarn-bilissel.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5330641346739130297'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5330641346739130297'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/ustun-zekal-cocuklarn-bilissel.html' title='Üstün Zekalı Çocukların Bilişsel Özellikleri'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-5189642053173417218</id><published>2010-06-09T17:18:00.000-07:00</published><updated>2010-06-09T17:19:28.689-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astım hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astım nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astım nedenleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Astım rahatsızlığı'/><title type='text'>Astım nedir</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikal.com/wp-content/uploads/akciger-rontgeni.jpg"&gt;&lt;img src="http://www.saglikal.com/wp-content/uploads/akciger-rontgeni-150x150.jpg" alt="" title="Akciğer Röntgeni" class="alignleft size-thumbnail  wp-image-393" height="150" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Çok eski çağlardan beri  bilinen astım, solunum yollarının, ataklar halinde gelen tıkanmalarıyla  kendini gösteren uzun seyirli bir hastalıktır. Genellikle çocukluk  çağında başlar ve tedavi edilmediği durumlarda ölümcül olabilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocukluk çağında meydana gelen ve kronikleşen hastalıkların en sık  görülenidir. Görülme sıklığı ırk, yaşanılan bölge ve çevreye göre  değişiklik arzetmektedir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Astım çocukluk çağı ve erişkin yaş grubunda sakatlayıcı özelliği en  yüksek süreğen hastalıklardan biridir. Hastalar yaşadıkları nefes  darlığı ataklarının dışında tamamen normaldir. Bu ataklar egzersiz,  virüs kaynaklı enfeksiyonlar, allerjenler, soğuk, ve sigara gibi  uyarıcılarla tetiklenir. Günümüzde astım temellerinin daha çocukluk  çağında atıldığı bilinmektedir. &lt;/p&gt; &lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-0729360443669535"; /* saglikal 468x60, oluşturulma 10.05.2010 */ google_ad_slot = "7222093152"; google_ad_width = 468; google_ad_height = 60; //--&gt; &lt;/script&gt; &lt;script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt; &lt;/script&gt;&lt;/div&gt; &lt;p&gt;Tüm çocukların neredeyse yarısı hayatlarının ilk 5 yılında en az bir  nefes darlığı atağı yaşarlar. Ve bu çocukların yüzde 15 inde kalıcı  nefes darlığı problemi oluşur. Astıma eğilim hayatın ilk aylarında  genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Astım özellikle  çocuklarda öksürük, akciğer ödemi, kalp yetmezliği, sinüzit, uyku apnesi  nefesdarlığı, orta kulak iltihabı gibi sorunlara yol açar. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nefes alırken hırıltılı ses çıkaran ve öksürüğü sıklaşan çocuklar  mutlaka doktora götürülmelidir. Astım oluşumunda kalıtsal ve çevresel  faktörler etkilidir. Küf, polen, hayvan tüyü, akarlar, böcekler,  temizlik kimyasalları, parfümler, yemekler, kömür, tebeşir tozu alerjiye  neden olabilmektedİR.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Astım tanısı kolay koyulan bir tanı değildir. Erişkinlerin ve  çocukların astımları, belirtileri ve kökenleri arasında büyük fark  bulunmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hava yolunda bulunan düz kasların normal olmayan davranışı ile oluşan  astmda enfeksiyon varlığı hava yolunun daralması ya da kapanmasına  neden olarak neden olan maddelerin bu bölgelerde yoğunlaşmasına yol  aça &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-5189642053173417218?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/5189642053173417218/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/astm-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5189642053173417218'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/5189642053173417218'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/astm-nedir.html' title='Astım nedir'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-7650207995380825760</id><published>2010-06-09T17:16:00.000-07:00</published><updated>2010-06-09T17:18:29.531-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz yorgunluğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz tembelliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz rahatsızlığı'/><title type='text'>Göz Tembelliği</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikal.com/wp-content/uploads/goz_tembelligi.jpg"&gt;&lt;img src="http://www.saglikal.com/wp-content/uploads/goz_tembelligi-150x150.jpg" alt="" title="goz_tembelligi" class="alignleft size-thumbnail  wp-image-912" height="150" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;Ambliyopi terimi görme ve  tembellik kelimelerinin latincelerinden oluşan görmede yavaşlık olarak  adlandırılan bir rahatsızlıktır. Genellikle organik bir nedeni  olmaksızın görme keskinliğinin azaldığı ve tedavi edilebilir bir  hastalıktır. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şaşılık ile birlikte en fazla görülen suyu anormalliğidir. Göz  tembelliği şaşılığa neden olabilmektedir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tek taraflı yani tek gözde olabildiği gibi iki gözde de olabilir. Göz  tembelliği olduğunun sözlenmesi için iki göz arasında bariz şekilde  görme keskinliği farkı olmalıdır. Ayrıca görülen nesnelerin şekillerinde  bozukluk ve derinlik algısında yanılsama da bulunmaktadır. &lt;/p&gt; &lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-0729360443669535"; /* saglikal 468x60, oluşturulma 10.05.2010 */ google_ad_slot = "7222093152"; google_ad_width = 468; google_ad_height = 60; //--&gt; &lt;/script&gt; &lt;script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt; &lt;/script&gt;&lt;/div&gt; &lt;p&gt;Tüm nüfusun yüzde dördünde göz tembelliği bulunmaktadır. 45 yaşına  kadar bu nedenle olan görme kayıpları, diğer tüm nedenlerle olan görme  kayıplarından oldukça fazladır. Bu istatistikle görme kaybının en önemli  nedenlerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tek taraflı göz tembelliği olmasının nedenleri şaşılık, kırılma  farkları, katarakt, korneada matlaşma, kontrolsüz göz kırpma, çift  taraflı tembelliğin nedenleri ise çift taraflı katarakt,  hipermetropluğun tedavi edilmemesi ve gözlerin kontrolsüz olarak sürekli  hareket ettirilmesidir. &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-7650207995380825760?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/7650207995380825760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/goz-tembelligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/7650207995380825760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/7650207995380825760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/06/goz-tembelligi.html' title='Göz Tembelliği'/><author><name>heLLz</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08562906623232799758</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-6437876884292972623</id><published>2010-05-27T03:58:00.000-07:00</published><updated>2010-05-27T03:59:18.028-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş genel vücut yapisi ve iliskileri:'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dis çürügü ve dis eti hastaliklarinin genel vücut yapisi ve iliskileri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dis çürügü ve dis eti hastaliklarinin'/><title type='text'>Dis çürügü ve dis eti hastaliklarinin genel vücut yapisi ve iliskileri</title><content type='html'>Dis çürügü ve dis eti hastaliklari ,sadece agzi ilgilendiren bir sorun olarak düsünülmemelidir.eksik ve problemli dislerden olusan bir agiz beslenme bozukluklarina da yol açar. besinler, agizda yeterli çignenemedigi için sindirim sistemi rahatsizliklari olusur.çene ekleminde ve çene kemiklerinde sorunlar meydana gelir.dis çürügü ve dis eti hastaligivücutta,bir enfeksiyon odagi olusturur.buna bagli olarak alerji,kalp,böbrek hastaliklari ve eklem romatizmasi meydana gelebilir.özellikle seker hastaligi bulunanlarda,dis çürügü ve dis eti hastaliginin tedavi edilmemesi tehlikeli sonuçlara yol açabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-6437876884292972623?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/6437876884292972623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/dis-curugu-ve-dis-eti-hastaliklarinin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6437876884292972623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6437876884292972623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/dis-curugu-ve-dis-eti-hastaliklarinin.html' title='Dis çürügü ve dis eti hastaliklarinin genel vücut yapisi ve iliskileri'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-8388843383379827395</id><published>2010-05-27T03:57:00.001-07:00</published><updated>2010-05-27T03:58:01.266-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş enfeksiyonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş eti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş hastalığı'/><title type='text'>Diş eti hastalıkları</title><content type='html'>Dis eti iltihaplarina gingivit denir.iltihapli dis etleri kolaylikla kanar .dis etlerini kürdan veya sert cisimlerle karistirmak hasara ve iltihaplara neden olur.agiz dis sagligina dikkat etmeyen kisilerde besin atiklari,bakteriler ve tükürük birleserek dis tasi denilen sert olusumlar meydana gelir. dis taslari,dis etinde çekilmelere yol açar.dis eti çekilmeleri sonunda disin boyun kismi açilir ve çürükler olusur.disin çene kemigiyle olan baglantilari zayiflar,bunun sonunda dis kaybedilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-8388843383379827395?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/8388843383379827395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/dis-eti-hastalklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8388843383379827395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8388843383379827395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/dis-eti-hastalklar.html' title='Diş eti hastalıkları'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-8828490339309446502</id><published>2010-05-27T03:56:00.000-07:00</published><updated>2010-05-27T03:57:24.261-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş çürüğü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş çürümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diş hastalıkları'/><title type='text'>Diş çürümesi</title><content type='html'>Dis çürügünde genetik yapi,irk,cinsiyet,yas,tükürügün etkisi,vücuttaki d vitamini,flüormiktari ve mikroorganizmalar rol oynar.agizda kalan sekerli ve karbonhidratli besin atiklari,bakteriler için mükemmel üreme ortamidir. bunlarin bakteriler tarafindan parçalanmasiyla asitler olusur.asitler dis minesini asindirarak çürüge yol açar. bu çürük, disin içine dogru ilerleyerek dis özüne(pulpa) ulasir ve agri olusur.dis özüne ulasmayan çürük agri meydana getirmez.agri olmamasi disin saglamligini göstermez.disteki çürükler daha ilerleyerek apseye dönüsür.çene kemigine ve kana, iltihap yayilabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-8828490339309446502?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/8828490339309446502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/dis-curumesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8828490339309446502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/8828490339309446502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/dis-curumesi.html' title='Diş çürümesi'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-6683275103645046848</id><published>2010-05-27T03:55:00.000-07:00</published><updated>2010-05-27T03:56:54.024-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='diş sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız ve diş sağlığının önemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız temizliği'/><title type='text'>Ağız ve diş sağlığının önemi</title><content type='html'>Agiz sindirim sisteminin baslangicidir.agiz;disler,dis etleri,dil,dudak,damak ve yanaktan olusur. disler,besinlerin çignenip ögütülmesini saglar.bu yüzden disler ve dis etlerimiz farkli yiyecek maddelerinin fiziksel ve kimyasal etkisiyle karsilasir.agiz içinde ki mikroorganizmalarin olumsuz etkilerini de unutmamak gerekir .disler konusmada rol oynar,dis görünüsümüzü tamamlar. disler ve çevresindeki dis eti,dil,damak,dudak,yanakgibi yumusak dokularin sagligina ,agiz sagligi denir. dis sagligi;dislerin çürüksüz,eksiksiz ve saglikli olma durumudur. ancak dis sagliginin korunabilmesi için agiz sagligin tam olmasi gerektigi unutlmamalidir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-6683275103645046848?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/6683275103645046848/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/agz-ve-dis-saglgnn-onemi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6683275103645046848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6683275103645046848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/agz-ve-dis-saglgnn-onemi.html' title='Ağız ve diş sağlığının önemi'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-6359514747403812492</id><published>2010-05-22T19:47:00.001-07:00</published><updated>2010-05-22T19:47:49.516-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='giyecek temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Banyo ve giyecek temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='banyo temizliği'/><title type='text'>Banyo ve giyecek temizliği</title><content type='html'>insanin sadeceiçmek için degil temizlik için de suya ihtiyaci vardir.gelismis ülkelerde günlük su ihtiyacikisi basina 150 litre oarak hesaplanmaktadir.temizlik, uygar bir toplumda kisisel ve sosyal sagligin temelini olusturur.deri,vücudumuzun dis yüzeyini kaplayan ve çesitli görevleri olan önemli bir duyu organidir.çevreden gelen uyarilarin iç organlara ulasmasini saglar. oksijen alip karbon dioksit ve su atilimina katkida bulunarak solunuma yardim eder. terleme yoluyla isi atilimiyla vücudun isi düzenlemesine yardimci olur. vücuttan zehirli atiklarin atilmasini saglar. darbelere ve enfeksiyonlara karsi vücudumuzu korur. deriden günde 650-1000 cm arasi ter atilir. ter;asidik özelligi tasiyan, özel kokulu bir sividir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-6359514747403812492?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/6359514747403812492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/banyo-ve-giyecek-temizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6359514747403812492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/6359514747403812492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/banyo-ve-giyecek-temizligi.html' title='Banyo ve giyecek temizliği'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-4890865378735300232</id><published>2010-05-22T19:46:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T19:47:07.222-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuvalet aliskanligi ve temizligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuvalet aliskanligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuvalet temizliği'/><title type='text'>tuvalet aliskanligi ve temizligi</title><content type='html'>sindirim sisteminin hizli çalismasi sonucunda tuvalet ihtiyaci dogmaktadir.tuvalete gidildikten sonra eller bol su ve sabunla iyice yikanmalidir.tuvalette anal bölgenin temizligi yapilirken önden arkaya dogru silinmelidir.bu temizlikte tuvalet kagidi kullanilmalidir.günümüzde bu amçla iskak tuvalet kagitlarindan yararlanilmaktadir.özellikle ortak kullanilan tuvaletlerde 'buldugun gibi birak' ilkesine uyulmalidir.ortak tuvaletler genellikle alafranga degil alaturka denilen tarzda yapilmali,bol su bulunmalidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-4890865378735300232?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/4890865378735300232/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/tuvalet-aliskanligi-ve-temizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/4890865378735300232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/4890865378735300232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/tuvalet-aliskanligi-ve-temizligi.html' title='tuvalet aliskanligi ve temizligi'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-3073712355061466088</id><published>2010-05-22T10:55:00.001-07:00</published><updated>2010-05-22T10:56:11.462-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genital bölge üreme organlarin temizligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üreme organlarini temizligi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genital bölge temizliği'/><title type='text'>genital bölge üreme organlarin temizligi</title><content type='html'>Genital bölge temizligi,kisisel temizlik uygulamalari arasinda önemli yer tutmaktadir.cinsel organlarimizin bulundugu kasik bölgesinin her gün ilik sabunlu suyla yikanmasi ve kurulanmasi gerekir. genital bölge çok terleyen bir bölgedir.sik sik temizlik yapilmazsa kötü kokulara yol açar.kadinlarin adet döneminde de bu temizlik yapilmalidir. adet görme, kizlarin ergenlik dönemine girmesiyle baslyan normal fizyolojik bir olaydir. bu kanama döneminde hazir hijyenik petler veya su ve sabunla kaynatilarak temizlenmisve ütülenmis bezler kullanilir. genital bölge sagliginda önemli bir konuda iç çamasiri temizligidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-3073712355061466088?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/3073712355061466088/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/genital-bolge-ureme-organlarin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/3073712355061466088'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/3073712355061466088'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/genital-bolge-ureme-organlarin.html' title='genital bölge üreme organlarin temizligi'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-3181050672813709511</id><published>2010-05-22T10:54:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T10:55:15.703-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayak temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayak hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayak kokusu'/><title type='text'>Ayak temizliği</title><content type='html'>Ayaklar,vücudumuzun en önemli organlarindan biridir.vücudun bütün yükünü tasiyarak hareket etmesini saglarlar.bu nedenle ayaklarin temizlik ve sagligina önem  verlmelidir.çalisan insanlarin bütün gün kapali kalan ayaklarinda terlemeler ve buna bagli kokular olusur. her gün aksam ayaklar bol su ve sabunla yikanmali  ve kurulanmalidir. hava geçirmeyen sentetik malzemelerden yapilmis çoraplar ayagin terlemesine yol açar, havalanmasina engel olur.pamuklu çoraplar ve alçak topuklu ayakkabilar ayak sagliginda büyük rol oynar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-3181050672813709511?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/3181050672813709511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/ayak-temizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/3181050672813709511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/3181050672813709511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/ayak-temizligi.html' title='Ayak temizliği'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-914504986592656228</id><published>2010-05-21T07:17:00.001-07:00</published><updated>2010-05-21T07:17:47.998-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saç temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saç bakımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saç temizligi ve bakimi'/><title type='text'>Saç temizligi ve bakimi</title><content type='html'>İnsanlarin dis görünümü çok önemlidir. daginik ve kirli saçlar insanlar üzeride olumsuz etki birakir. bu nedenle saçlarin düzenli taranmis ve uygun kesilmis olmasi gerekir. saçlar;uygun araliklarla kesilmeli, her sabah taranmali, sik yikanmalidir.saç temizliginde sicak su ,sabun veya sampuan kullanilmali ve saçlar iyice  durulanmalidir.ancak bai sampuanlarin cilde ve gözlere zarar verebilecegi unutulmamalidir. kepeklenmeleri,saçlarimizi sik yikiyarak önleyebiliriz. kepekler buna ragmen önlenemiyorsa bir cilt hastaliklari doktoruna danismaliyiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-914504986592656228?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/914504986592656228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/sac-temizligi-ve-bakimi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/914504986592656228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/914504986592656228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/sac-temizligi-ve-bakimi.html' title='Saç temizligi ve bakimi'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-185918809414516092</id><published>2010-05-21T07:14:00.002-07:00</published><updated>2010-05-21T07:16:07.894-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boyun ve koltuk altı temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüz temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yüz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boyun temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='koltuk altı temizliği'/><title type='text'>Yüz, boyun ve koltuk altı temizliği</title><content type='html'>Yüz, boyun ve koltuk alti temizliginin sagligimizi korumada önemli yeri vardir. her gün sabah yataktan kalkinca yüz, kulak kepçesinin içi ve disi, boyun ve koltuk altlari bol su ve sabunla dikkatle yikanmalidir.koltuk altlari çok terleyen ve koku yapan bir bölgedir. bu bölgenin yikanmasi hem derinin iltihaplanmasini hem de kötü kokulari önler. koltuk alti temizliginde deodorantlarin yeri yoktur.deodorantlar temizlik araci degildir.koltuk alti killari koparilmamali,düzenli olarak bu amaçla yapilmis krem veya makineyle kesilmelidir.kulak kepçesi kivrimlarinda biriken kirlersu ve sabunla temizlenmeli,kulak yolu agzinda biriken akintilar pamukla silinmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-185918809414516092?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/185918809414516092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/yuz-boyun-ve-koltuk-alt-temizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/185918809414516092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/185918809414516092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/yuz-boyun-ve-koltuk-alt-temizligi.html' title='Yüz, boyun ve koltuk altı temizliği'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1669857634655338606.post-1839046652536140617</id><published>2010-05-21T07:14:00.001-07:00</published><updated>2010-05-21T07:16:21.038-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tırnak temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişisel temizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='El ve tırnak temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='el temizliği'/><title type='text'>El ve tırnak temizliği</title><content type='html'>El ve tirnak temizligi,günlük yapilmasi gereken en önemli kisisel temizliktir.ellerimiz gün boyu her yere dokundugu için en fazla kirlenen organimizdir.onlarin temizligine dikkat etmezsek,üzerinde toplanan mikroorganizmalar direkt olarak  veya yiyecek maddeleri araciligiyla vücudumuza kolaylikla girerler.ellerimizi sadece suyla yikamak yetmez.bu sekilde mikroorganizmalardankorunamayiz.hem mikroorganizma öldürücü özelligi olan hem de kirleri mekanik sekilde temizleyen sabunu kullanmaliyiz. eller sabah kalkinca,yemek öncesi ,yemek hazirlarken,yemekten, tuvalete gidisten sonra bol su ve sabunla iyice yikanmalidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1669857634655338606-1839046652536140617?l=infosaglik.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://infosaglik.blogspot.com/feeds/1839046652536140617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/el-ve-trnak-temizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/1839046652536140617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1669857634655338606/posts/default/1839046652536140617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://infosaglik.blogspot.com/2010/05/el-ve-trnak-temizligi.html' title='El ve tırnak temizliği'/><author><name>yakup koc</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
